1 Mart 2018 Perşembe

Kitap Dedikoducuları Adminleri...





Merhaba,
Mart Ayının konukları bir değil, iki değil, üç değil tam 6 tane bir birinden tatlı kadın. Kim mi bunlar? Tabii ki Kitap Dedikoducularının adminleri.

Hanımlar öncelikle söyleşi talebimi kabul ettiğiniz için çok teşekkür ederim... Tabii ki kabul etmeme gibi bir şansınız yok. Ah bir kabul etmeseydiniz bende grupta çirkeflik yapsaydım… 

İlknur Çiloğlu;
Eltişim ister de, biz kabul etmez miyiz?

Sevgili Adminciğim, Blog takipçilerime kendinden bahseder misin?
Aydan Demir;
Doğma büyüme Adanalıyım, Adana’da yaşıyorum. Evli üç çocuk annesiyim. İki kız bir oğlum var. Büyük kızım üniversitede, oğlum lisede, küçük kızımda ortaokulda okuyor. Kendi aile şirketimizde çalışıyordum babam ve ağabeylerimle birlikte, üçüncü çocuktan sonra bıraktım arada sırada ihtiyaç olduğu zamanlar gidiyorum. Eşim de Mimar serbest olarak kendi işini yapıyor.

Elif Eser;
 
20 yıllık evli iki çocuk annesiyim. Üniversite sınavına hazırlanan 18 yaşında oğlum ve 6.sınıfa giden kızım var. Yüksekokul mezunuyum.10 yıldır beyaz eşya fabrikasında çalışmaktayım.

Fatma Vural Eminoğlu;
1976 Sakarya Doğumlu evli, mutlu, çocuklu, asabi tansiyonu inişli çıkışlı kendi halinde bir kadınım. Özel bir şirkette mali ve idari işler müdürüyüm…(çok sıkıcı)

Hidayet Yiğitalp;
Hidayet Yiğitalp 27 yasında terazi burcu bekâr bir ev kızı. Annesinin evde kalmışı, babasının baş belası arkadaşlarının 1 numaralı kankitosu… Bu dünyanın en muhteşem dişisi (kendimi övmek gibi olmasın ama çok güzelim. Ben dünyanın en güzel kadınları arasında açık ara farkla birinci olurum) Sonracığıma bu güzel hanım aynı zamanda el sanatları öğretmeni öğrencileriyle tasarım yapmayı çok sever onlarla gıybetin dibine vurur ama gıybette 1 numaralı arkadaşım hacıdır. (Kendisi babam olur) bir gün organizasyon şirketi kurmak ve işinde en iyisi olmak isteyen biriyim. Kitap okumaya âşık deli gibi kitap alan birisiyim ama annemden terlik yiyorum bu yüzden kadın bıktı benden. Böyle sessiz olduğuma bakmayın grupta. Ben çok fenayımdır aslında arkadaş ortamında lakabım egoisttir. Yaşam felsefem dünyaya bir kez geliyoruz o yüzden kimsenin seni üzmesine izin verme. Kendimi seviyorum ve özgüveni yüksek biriyimdir. Azcıkta cadalozumdur.

İlknur Çiloğlu(Eltişim);
Kesinlikle çok zor bir soru eltişim… Acaba ben kimim? Mavi sever, kitap okumaya seven, sıradan bir kız diyebilirim sanırım.


Şükran Beyaz;
Şükran Beyaz... 38 yaşında  Evli iki genç bireyin annesi Sosyoloji mezunu ama kamuda yaptığı iş hemşirelik (ameliyathane hemşiresi)... Çok söylenecek bir şey yok aslında hayat hepimize roller biçmiş bizde bu rolleri hakkıyla oynamaya çalışıyoruz. Ama yetenekliyiz ama değiliz ara sıra boyumuzun ölçüsünü alınca belli oluyor halimiz






Bize bir gününü anlatır mısın?
Aydan Demir;
Sabah 6.30 da güne başlarım. Çocuklarımı ve eşimi yolcu edip telefonumu elime alıp günaydın mesajlarımı yazıp Dedikoduculara bakar,  paylaşımlara cevap verip rutin ev işlerimi ayarlar. Çocuklarımı okuldan alır etüte bırakırım daha sonra tekrar onları alır eve geliriz. Yani anlayacağınız çocuklarımın peşinde koştururum. Bir pazar günü hariç her günüm böyle tabi aralarda dostlarımla kahvemi içer sohbetimi yaparım. Gece kitabımı okurum.

Elif Eser;
Vardiyalı çalışıyorum ama genellikle güne 06.20’de güne başlıyorum. Hem kızımı okula hazırlıyorum hem de kendim işe hazırlanıyorum. Sabah 08.00 de işe başlıyorum. Gün içinde fırsat buldukça grup paylaşımlarına bakıp yorum yapmaya çalışıyorum. Akşam 17.00 gibi eve geliyorum ev işleri kızımın dersleri derken gece oluyor. Sonra kitap okuyup gruptaki paylaşımlara bakıyorum.(Günün en dinlendirici saatleri benim için)

Fatma Vural Eminoğlu;
Sabah 6.45 alarm sesi ile güne merhaba derim. Rutin haftanın 6 günü sabah 8.00 – 18.00 arası yoğun bir iş temposu ile çalışmaya çalışırım. Diğer zamanlarımda da çok ev kadını kimliğim olmadığı için gez-toz hayat felsefesi ile rüzgâr beni nereye götürürse oraya uçarak giderim.

Hidayet Yiğitalp;
Benim bir günüm nasıl geçer? Çalıştığım dönemde sabahları erken kalkarım genellikle bir gün öncesinden neler yapacağım bellidir.  İşe giderim en büyük tutkum takı yapmak ama maalesef KPSS yüzünden tüm hobilerimden vazgeçtim onları bir süreliğine rafa kaldırdım. Sadece ders çalışıyorum bu ara bide geceleri uykumdan feragat edip biraz kitap okuyorum anlayacağınız çok monoton geçiyor benim günlerim

İlknur Çiloğlu(Eltişim);

Kitap okuyarak güne başlayıp, dizi izleyerek günü bitiriyorum. (Kışın dizi izlerken, örgü örmek de favorim.) Arada iş, kurs, gezme de olmuyor değil tabi ama genelde böyle.

Şükran Beyaz;
Şükran'ın bir günü nasıldır sorusu... Benim bir günüm bir güne denk gelmez. Çünkü nöbet usulü çalışıyorum. Bazen gündüz mesaiye giderken sabaha küfürler yağdırıyorum bazen geçmeyen geceye isyanlar. Ama şunu bilmeni isterim ki, söz konusu gezmek, kitap okumak, fotoğraf çekmek, muhabbet etmek olunca fırsatları asla kaçırmam. Zaman bulur bunları yaparım 

Bu Adminler neler okur?
Aydan Demir;
Ruhuma hitap eden kitapları okurum. Aşk, gerilim, polisiye, tarihi kurgu, tarihi, Dünya ve Türk edebiyatı klasiklerini severek okurum.

Elif Eser;
Genellikle Romantik, Fantastik... Arada sırada tarih, polisiye okuyorum. Ama senin de dediğin gibi ‘Gri olan hayata inat pembe okuyorum’ çünkü huzur buluyorum.
Fatma Vural Eminoğlu;
Ruh halime göre genelde seçimlerimi yaparım ama en çok Aşk-polisiye tür olarak… Ama çok iyi okuyucu olduğumu sanmıyorum. Grupta ay sonu okunanlar paylaşılınca kıskançlık krizlerine giriyorsam çok okumuş olmuyorum demektir.

Hidayet Yiğitalp;
Öncelikle bildiğimi okumakta number wanım; sonrasında Tarihi kurgu(historial) favorimdir yaşasın Judith McNaught ve Julie Garvood,  Jennifer Royce bu yazarların yazdıklarını gözüm kapalı alır okurum…

İlknur Çiloğlu(Eltişim);
Ben, beni saracak her kitabı okuyorum. Ama gerilim ve polisiye kesinlikle favorim… Sırayı tarih kurgu ve aşk kitapları takip ediyor.

Şükran Beyaz;
 Çok iyi bir okuyucu olmayabilirim. Çünkü öyle bir ayda bir sürü kitap okumam  Aslında her şey okurum, bazen sosyolojik bir inceleme, bazen aşk romanı, bazen de psikolojik roman, kişisel gelişimden tut siyaset her şey okurum. Ama çoğunlukla öykü severim. Tarık Tufan, Alper Canıgüz, Murat Menteş, Selahattin Yusuf, Nazan Bekiroğlu, Aslı Erdoğan, Cihan Aktaş, Fatma Barbarosoğlu, Firuzan, Latife Tekin, Ayfer Tunç, Nermin Yıldırım, Barış Bıçakcı bunlar günümüz ve çağdaş edebiyatta takip ettiğim Türk yazarlar. Popüler kitaplar da okurum. Çok sevdiğim canım yazarlar dediğim muhabbetim olan Güneş Demirel, Zeynep Saraç, Nehir Erdem, Müjde Albayrak, Mehtap Soyduruçiçek, Selvi Atıcı, Meral Kır daha bir sürü var yani.


Herkesin okuması gerektiğini düşündüğün 3 kitap hangisidir?
Aydan Demir;
Nutuk - Mustafa Kemal Atatürk
Sefiller- Victor Hugo
Bin Muhteşem Güneş -Khaled Hossein

Fatma Vural Eminoğlu;
Sefiller - Victor Hugo
Sol Ayağım- Christy Brown
Kelepçe – Canan Tan

İlknur Çiloğlu(Eltişim);
Yeşil Yol – Stephan King
Tess Gerritsen – Yörünge
Victor Hugo - Sefiller

Şükran Beyaz;
Bu soruya dört kitap eklemek istiyorum 
Nar Ağacı Nazan Bekiroğlu 
Doğudan Uzakta Amin Maaluf
Kırkyedililer Firuzan 
Hiçbir Yer Fatma Barbarosoğlu 



Bu adminin başucu kitabı var mı? Varsa hangisi (Birkaç tane olabilir)
Elif Eser;

Başucu kitabım ve yaşam biçimim NUTUK

Hidayet Yiğitalp;
Aslında tüm kitaplarım benim için önemlidir ama Judith McNaught yazdığı tüm kitaplar benim için çok kıymetlidirler onları okumaktan asla bıkmam

Hanımlar asla okumam dediğiniz bir tarz var mı?  
Aydan Demir;
Fantastik okumuyorum özellikle vampirli hiç tarzım değil dünyamıza ait olmayan hayal ürünü olanları sevmiyorum.
Elif Eser;
Kesinlikle korku ve gerilim okuyamam
Fatma Vural Eminoğlu;
Asla asla demem…

Hidayet Yiğitalp;
Felsefe, Ensest, Klasikler, birde +35 tarzında yazılmış kitapları asla okumam

İlknur Çiloğlu(Eltişim);
Psikoloji ve felsefe sanırım…

Şükran Beyaz;
Asla okumam dediğim bir tarz yok. Güzel ve akıcı yazılan her şeyi okurum çünkü bence kitaplar evrenseldir. Herkes her şeyi okuyabilir bence. 



Okumaktan bıkmam dediğiniz yazarlar kimlerdir?
Aydan Demir;
Judıth Mcnaught, Julie Garwood, Tess Gerritsen, Stefan Zweig, Nevra Karataş, Zeynep Saraç, Ayşegül Çiçekoğlu, Sinem İşler Meral Kır, Nazlı Ozan, Aslı Karabulut, Burcu Büyükyıldız, Nehir Erdem şu an aklıma gelenler
Elif Eser;
Bu biraz uzun bir liste  Nehir Erdem, Ayşegül Çiçekçioğlu,  Alev Eleyan, Fatih Murat Arsal, Lale Sarhan, Fatma Erdek, Güneş Demirel, Debbie Macomber, Aynil Beylik Değişmez, Lemariz Müjde, Meral Kır, Zeynep Işıklar, Alyssa Day, Özge Erkin, Öykü Odabaş, Sherrılyn Kenyon, Kresley Cole aklıma gelenler bunlar.
Hidayet Yiğitalp;
Fatih Murat Arsal, Nehir Erdem, Ayşegül Çiçekoğlu, Asude, Güneş Demirel, Meral Kır, Müjde Aklanoğlu, Jennifer Royce, Judith McNaught, Julie Garvood,  Öykü Odabaş… Şu an sadece bunlar aklıma geliyor aslında güzel yazan her yazarı okurum

İlknur Çiloğlu(Eltişim);
Ama bunu yaz yaz bitmez ki. Çoook var…
Tess Gerritsen başta geliyor kesinlikle. Dan Brown, Cristophe Grance, John Verdon, VI Keeland, J.A. Redemerski, Debbie Macomber, Zeynep Saraç, Nevra Karataş, Nazlı Ozan, Rita Hunter, Zeliha Eren, Selvi Atıcı, Nehir Erdem, Meral Kır, Jennifer Royce, Nazmiye Sümer, Ayşegül Çiçekoğlu, Seda Özerbay, Fatih Murat Arsal… Şimdilik aklıma gelenler

Şükran Beyaz;
Aslında çok yazar var yukarıda da bol bol konuştuk. Okumak engin bir deniz onun için her şey okunur her yazar özeldir 



Bu admin Wattpad de okuyor mu?
Fatma Vural Eminoğlu;
Çok sık olmasa da okuyorum… Özellikle takip ettiğim güzel hikâyeler var. Kesinlikle kitap olmayı hak ediyorlar. 
Hidayet Yiğitalp;
Okuyorum ama eskisi gibi değil çok nadir bakıyorum

İlknur Çiloğlu(Eltişim);
Sonu mutsuz olmamak şartı ile aşk hikâyeleri önceliği alıyor. İçinde gizem de varsa değmeyin keyfime. Birde eğlendiren, güldüren kitapları tabii ki...  Hep dram nereye kadar değil mi?

Şükran Beyaz;
Wattpad okudum arada okuyorum da Öyle Wattpad kitapların küçümseyen bir dünyam yok. O platformda bir sürü arkadaşım dostum oldu. Bence amacına uygun kullanılırsa aslında harika bir paylaşım platformu ama bizim toplumumuz da her şeyin cılkı çıkıyor malum bu da aynen öyle oldu


Aydan iyi bir Wattpad okuyucusu ve yorumcusu biliyorum. En beğenerek okuduğun hâlâ arada açıp okuduğun kitap var mı? 
Şu an fazla vakit bulamıyorum ama Nevra Karataş’ın kitap olarak beklediğim Doğu’nun İncisi, Ateşten Gökyüzü, Aslı Genç Gürışık’ın Kara Yazım, Sinem İşler’in Emrin olur, Okuyucuuuu’nun Özgür’e tutsak, Beaslove’un Mia,  Seda Özerbay’ın Heves, Semra Urlu’nun bitmesine rağmen arada açıp okuduğum ve kitap olarak ta okumak istediğim Hatıran Yeter.  İyi bir yorumcu olmamın nedeni emeğe saygı ve yazanı yüreklendirmek diyorum.


Bize wattpad’de önerebileceği hikâyeler var mı? 
Fatma Vural Eminoğlu;
www.askiariyorum.com -  Ysmn978 (Burada gözlerinden kalpler fışkıran bir ben)
Aşkın Umutlu Ezgisi -  AslimAk
Vahşi – TCSelviAtc
Çatlasın Düşmanlar – askyakarmi

Hidayet Yiğitalp;
Of isim hafızam çok kötüdür benim hikâye adı veremem ama takip ettiğim kişileri söyleyebilirim.
 Yasemin Yaman(mermarid), Aslıhan Akagöz, Semra Urlu, Kübra Oktay, Şeyma Demir,  Mehtap Soyuduru Çiçek, Aşkyakarmi, Rukiye Kayaarslan, Nehir Erdem Ayşegül Çiçekoğlu… Bu kişileri takip ediyorum ve onların yazdıklarını tavsiye ederim

Şükran Beyaz;
Tarzlar önemlidir. Ben daha çok bizden hikâyeler seviyorum. Mesela Zeynep Saraç canım nerde yazsa okurum, Mehtap Soyduru Çiçek, Nurdan Keleş, Ece Altınkaya, Sezgi Salman, Ayşegül Çiçekoğlu, Seda Özerbay, Selvi Atıcı, Nehir Erdem, Lemariz Müjde Albayrak, Burcu Demet

Sizin için E- Kitap mı, basılı kitap mı?
Aydan Demir;
Kesinlikle basılı kitap diyorum
Elif Eser;
E-kitap okumayı sevmiyorum, o yüzden tercihim kitap.
Kim her hafta kitap çıkarsa alır?
Aydan Demir;
6. Soruda cevap verdiklerim burası içinde geçerlidir.
Elif Eser;
Sevdiğim yazarların hepsini elimden geldiğince alırım her hafta çıkarsalar ne güzel olurdu. Ben işe gidemezdim herhalde
Fatma Vural Eminoğlu;
Fatih Murat Arsal, Meral Kır, Güneş Demirel, Nehir Erdem, Nazlı Ozan, Aslıhan Akagöz, Zeynep Saraç, Asude…


Fatma’nın Bir gün kalemi eline alıp yazmak gibi bir hayalin var mı?
Hayal demeyelim de, bazen öyle kitaplar okuyorum ki! O kitabı baştan yazasım geliyor.  Bir de wattsap’da adminlere özel yazıyorum gırgır şamata işte maksat eğlence olsun. ( Bir ara hatırlat da sana da yazayım)  
Okurken uyguladığın bir ritüel var mı?
Fatma Vural Eminoğlu;
Sanırım yok

İlknur Çiloğlu(Eltişim);
Her şekilde kitap okurum. Eğer kitap çok heyecanlı ise, yolda giderken ayakta okuduğum da oluyor.

İlknur Çiloğlu(Eltişim) kitap yazsa konusu ne olur?
Yazmayacağım için buna cevap vermeye gerek yok bence.


İlknur Çiloğlu(Eltişim) yazacağı kitabın ilk cümlesi ne olur? (Baş kadın karakterin adı kesin Yasemin olur?)
Değil mi eltişim? Kesinlikle baş karakterim sen olurdun ama ben yazamam o yüzden ilk cümlede asla olmaz…

Hidayet KPSS çalışmaktan vakit bulduğunda grupla ilgili neler yapar?
Ömrümü yedi bu kpssGıybetçiler fark etmişlerdir ben grubun en sessiz adminiyim. Genellikle yarışmalardaki kazananları belirlerim kura çekimleri bende üyelerle iletişim kurarım kitap kazanan kişi ile irtibata ben geçerim bir sorun olduğunda mümkün mertebe çözmeye çalışırım. Ama admin arkadaşlar bana hiç iş bırakmıyorlar sağ olsunlar bütün yük onların omuzlarında. Onlar olmasa ne yapardım bilmiyorum çok seviyorum onları

İlknur Çiloğlu(Eltişim) Yarışmalarla bir numara bir grupsunuz sponsorlarla mı yapıyorsunuz bu yarışmaları? (Gerçeği ben biliyorum ama grup üyeleri de bilsin isterim.)
Çoğunlukla kendimiz veriyoruz yarışma kitaplarını. Bizden, iyi sponsor olur mu ki? Bence olmaz. Ama arada yazarların verdiği kitaplarda oluyor tabi.

Felsefik Şüko’muzun grup paylaşımlarına bayılıyorum nerden aklına geliyor bu konular?
Paylaşımlarımı beğenmene çok sevindim, çok teşekkür ederim.  Yani paylaşım yaparken öyle önceden hazırlandığım falan yok, her şey doğaçlama gelişiyor, bazen öyle sabah mesai başlamadan gün bize ne getirirse onu yazarım, bazen yaşadığım komik anları yazarım, bazen kızdığım bir şeyleri paylaşmak isterim. Öyle özel bir durum söz konusu değil yani

Şükommm,
Bu paylaşımları yazarken uyguladığın bir ritüel var mı?
Öyle bir ritüel yok Hemşire odasında arkadaşlar sabah goygoyu yaparken ben yazı yazıyorum arada onlara laf yetiştiriyorum da tabi.  Bazen sabah arabada yazıyorum illa bir ritüel yok




 Blog takipçilerime ve grup üyelerine son sözünüz nedir?
Aydan Demir;
Herkesin mutlaka kitap okuması ve bizleri takipte olması… Ben teşekkür ediyorum Çilek Kız başarılarının devamını diliyorum.

Elif Eser;
Öncelikle bu güzel söyleşi için sana teşekkür ederim. Okuyan takipçilerinde gözlerine sağlık… Hayatın acımasızlığına karşı kitapla kalın. Hüzünlü olaylardan uzak mutluluk dolu günler dilerim.

Fatma Vural Eminoğlu;
Sevgiyle ve kitaplarla kalın…

Hidayet Yiğitalp;
Bu söyleşi için çok teşekkür ederim ve grup üyelerimize de bizimle oldukları için çok teşekkür ederim unutmayın BİZ BİRLİKTE GÜZELİZ…

İlknur Çiloğlu(Eltişim);
Bu keyifli söyleşiyi okuyan herkese, teşekkür ediyorum. Umarım sıkmamışımdır.  Sana da teşekkür ediyorum Yasemin’cim…

Şükran Beyaz;
Blog takipçilerine senin kadar tatlı ve güzel bir bloggerle oldukları için çok şanslılar  Her ay keyifli, muhabbetler ve renkler ile bizleri buluşturduğun için teşekkür ederim canım 


Sevgili Kitap Dedikoducuları Adminleri,
Bu keyifli söyleşi için tekrar teşekkür ederim.  
Sevgiler,
Çilek Kız Yasemin,

(Yazdığım Kelimenin Karşısına Senin için İfade Ettiği Anlamı Tek Kelime ile Yazar mısın?)
Aydan’la Tek Kelime Oyunu
Kitap Dedikoducuları – Gıybet
Gözyaşı Çetesi -
Eğlence (Aslı Genç Gürışık)
Fatma –
Kitap annesi
İlknur –
Kardeşim
Hidayet – KPSS
Elif –  Efsane
Çilek –
Yasemin
Şükran  
Doğa
Tuğrul –Jasmin
Kitap –
Huzur
Günseli –
Alperen
Tamahkâr – Tutku ( Aslı Genç Gürışık)
Aşk –
Ailem

Elif’le Tek Kelime Oyunu
Kitap Dedikoducuları – Kitap yuvam
Fatma –  Neşeli
İlknur – Heyecanlı, Enerjik
Hidayet – Okul
Aydan –  Dinlendirici
Çilek –  Yasemin Şahin
Şükran  – Güzel Paylaşımlar
Kitap – Huzur
Yazar – Yeni Dünyalar
Bestseller – En iyiler
Yarışma – Kitap
Birtutamcilek –  Güzel söyleşi
Televizyon – Kötü Haberler
Fatma ile Tek Kelime Oyunu
Kitap Dedikoducuları – Paylaşım
Kitap – Tutku
Dostluk –  Kitap Dedikoducuları
Şükran –  Can
İlknur –  Prenses gelinim 
Aydan – Kraliçem
Elif –  Şekerparem
Çilek – Çileğim Yasemin
Hidayet – Sister…
Birtutamcilek – Kardeş
FMA –  Aşkı yazan Adam
Meral Kır – Vazgeçilmezim
Evlat – Kaan
Burak – Büyük zıpır oğlum. Ama çok seviyorum… (Plaza Kızları Buğrul’un kardeşi)
Gelin – Yasemin and İlknur 
Kaynana – Bennnnn…

Hidayet ile Tek Kelime Oyunu
Kitap Dedikoducuları – Gıybet time
Grey – Bu konuda susma hakkımı kullanıyorum
Fatma – Onu anlatmaya tek kelime yetmez
. Ama ona sarılmayı çok istiyorum İlknur – Naiflik
Aydan –Asalet
Elif –  Anne
Çilek – Çikolata (Yanlış cevap…)
Şükran  – Onu da anlatmaya tek kelime yetmez
. Bir çay içsek…
E.L. James –Christian
Kitap – Tutku
Yazmak – denemedim


İlknur’la (Eltişim)  Tek Kelime Oyunu
Kitap Dedikoducuları –  Aile
Fatma –  Annecim
Şükran    Eğlence
Aydan –  Huzur
Elif –  Kitap
Çilek –  Eltişim
Hidayet –  Kpss (
J )
Buğrul – Aşk
Yaman – Sevdam
Emre – Kocam
Film – Mumya
Tanrıça    Venüs
Bilimkurgu – En sevdiğim
Klasik – Sefiller
Ankara –  Eltişim

Şükran’la  Cümleler  Oyunu
Kitap Dedikoducuları –
Benim için tatlı dostlukların başlangıcı, Paylaşmak güzeldir. Dediğim bir mekân hepinizi bekliyoruz 
Fatma – Hayata hep pozitif bakan dost, insanlara inanmaktan ve sevmekten vazgeçmeyen iyi yürekli dost… Tatlı dedikodu arkadaşım kitapların kahramanları en iyi çekiştirdiğim Fatoş’um 
İlknur – Ailemizin naif kuzusu  Dünya tatlısı insan bizim can kardeşimiz Saygı ve sevgiyi hep hissettiren güzel insan 
Aydan – Aydan her olaya olgunlukla yaklaşan hayatta tutunacak pembe bir umut bulan dünya tatlısı insan  Onunla geç tanıştım ama iyi ki tanıdım 
Elif –   Elif denince benim aklıma nedense hep annelik duygusu geliyor. Anne yanı, paylaşımcı yanı ve iyi bir okuyucu dikkatli bir insan... Bizim ailemizin Aydan ile birlikte annesi
Hidayet – Ailemizin yaramaz kızı. Kpss baş düşmanı, dürüst, komik keyifli bir kardeş yüz yüze görüşmeden de kardeş olabilmenin adı Hidoş haşarı yaramaz kardeş
Birtutamcilek – Aslında seni ve bu bloğu bilmeden önce benim için çilek =alerji ama şimdi bir tutam çilek = bir tutam mutluluk

Kafa –
Popülerliğe kapıldı ilk zamanlarda ki enerjisi yok artık bence 
Ot –  Hala okuyorum aldığım da hemen açıp baktığım bir sürü yazar var
Felsefe – Bence varoluş hikâyemiz. Belki vardır belki her şey bir ütopya
Filozof – Socrates (Fatoş’a ve bana göre ise Şükran Beyaz)
Nermin Yıldırım – Ot da okuduğum ve okumaktan zevk aldığım, olaylara marjinal bakışı ile dikkatleri üzerine çeken kadın saçlarına ve tarzına bayılıyorum
Bayan Yanı - BAYAN DEĞİL KADIN KADIN OLMAK BANA VERİLMİŞ EN BÜYÜK HEDİYE... KADIN OLMAK MÜCADELE DEMEK




9 Şubat 2018 Cuma

Sevgililer Günü için dev hizmet! Her ilişkiye uygun birbirinden farklı hediye önerisi

Evet, yine o malum tarih yaklaştı. Belki uzun zamandır evlisiniz, “Artık Sevgililer Günü mü kaldı bize?” diyorsunuz. Belki uzatmalı sevgilisiniz, her 14 Şubat geldiğinde ne alacağınızı kara kara düşünüyorsunuz. Belki yeni bir sevgili yaptınız, heyecandan ne alacağınızı bilemiyorsunuz. Belki de bu günü evinizde tüylü, minik dostlarınızla geçirecek ve “En güzel sevgi bu!” diyorsunuz. O da mı değil? E, o zaman neden kendi kendinize hediye almıyorsunuz? Tamam, merak etmeyin; bu listede hepinizi düşündük.


- İlişkiyi heyecanlandırmak için baştan çıkarıcı bir koku alın. Kokular hafızada yer bırakır ve her yeni koku bambaşka hatıralar yaratır. Hazır kış ayındayken baskın ve egzotik kokuları tercih edebilirsiniz. 
Kadın parfüm önerimiz için tıklayın! 
Erkek parfüm önerimiz için tıklayın!
- İlişkinizin başladığına dair sosyal medyada boy boy fotoğraflarınızı sergilediniz büyük ihtimalle. Ama unutmayın, geleneksel fotoğraf albümünün anlamı her zaman çok başkadır. O nedenle, HP Sprocket kırmızı fotoğraf yazıcısı sevgililer günü için çok keyifli bir hediye olacaktır.  HP Fotoğraf yazıcısı için tıklayın!

- Bu önerimiz ise beylere. Her zaman geç kalmasına sebebiyet verdiği için söylendiğiniz eşinizin makyaj setini yenileyerek şaşkınlık yaratmaya ne dersiniz? Kadınlar kozmetik ürünlere bayılır, biliyorsunuz.  Kozmetik ürünleri için tıklayın!

Her Pazartesi beraber spor yapmaya niyetleniyor ama ilişkideki bir taraf planları bozuyorsa, şahane bir fikrimiz var. Motivasyonu yükseltecek bir akıllı bileklik! Fiziksel aktiviteleri detaylı bir şekilde takip etmeye olanak tanıyan bu bilekliklerle spordan kaçmak yok, sağlıklı hayata hemen başlamak var. Akıllı Bileklikler için tıklayın!

- Romantiklik önemli. Karşınızdakine ince bir ruhu ve ince zevklere sahip biri olduğunuzu göstermek için en iyi gün, bugün! Hediye edeceğiniz retro bir plakçalarla eski plakları dinleyip, romantik bir akşam geçirebilirsiniz. Retro plakçalarlar için tıklayın!
Bir boomads advertorial içeriğidir.

2 Şubat 2018 Cuma

Aslı Genç Gürışık kimdir? Buyrun söyleşiye...


Merhaba;
Şubat Ayının söyleşi konuğu yazdığı kurgularla Wattpad de fenemon olan ve Beni Sevdiğin Kadar kitabının yazarı Sevgili Aslı Genç Gürışık  

Aslı’cığım öncelikle söyleşi talebimi kabul ettiğin için çok teşekkür ederim... Tabii ki kabul etmeme gibi bir şansın yoktu. Keyifli bir söyleşi için haydi sorulara.
Sevgili okur sende çayını ya da kahveni al keyifli söyleşiyi okumaya başla…
Seninle söyleşi yapmak benim için zevkti.

1- Aslı Genç Gürışık kimdir blog takipçilerime kendinden bahseder misin?
14 yıllık evli, otuzların sonlarında ikinci bebeğinin doğumuna saatler sayan bir anneyim. 8 yıldır dünyaca ünlü bir kozmetik markasında satış danışmanı olarak çalışıyorum. (Christian Dior-güzellik uzmanı)


2- Aslı’cığım bize bir gününü anlatır mısın?
Her gün güne sabah saat o6.00 da başlıyorum. Daha yataktan çıkmadan önce kafamda önce günün programını yapıyorum. Eğer hafta içiyse oğlumu okula, hafta sonuysa kursa gönderirim. Sonra günün yemeği ve rutin ev işlerinden sonra 11.30 da mesaim başlıyor. İşe gidip gelirken toplu taşıma aracında, gün içerisinde yemek ve çay saatlerinde kitabımı okur ya da wattpad okuyucularıma hikâyelerime yaptıkları yorumlara cevap veririm. Akşam 21.00 da tekrar eve döndüğümde yemek, yine günlük ev işleri ve ailemle birlikte zaman geçiririm. Gece yarısına doğru herkes uyuduğunda ya okuduğum kitaba devam ederim ya da wattpadde paylaştığım hikâyeye bölüm yazarım ve gün böylece biter. Aslı’nın bir günü çoğunlukla bu şekilde geçiyor.

3- Aslı’nın iyi bir okuyucu olduğunu ben biliyorum. Aslı ne tarz okur, neler okur? 
Kişisel gelişim ve paranormal dışındaki her şeyi okuyabilirim. Romantizm ve fantastik romanlar favorilerimdir.



4-Aslı’nın herkesin okuması gerek dediği 3 kitap söyler mi bize? 
Kuran-ı kerim Türkçe açıklaması
Nutuk – Mustafa Kemal Atatürk
Simyacı – PAULO COELHO

5- Asla okumam dediğin bir tarz var mı?
Paranormal kitaplar

6- Wattpad de sadece yazıyor musun? Ya da okumayı sevdiğin kurgular var mı?  Wattpadi daha çok yazmak için kullanıyorum. Ben daha çok kitap kokusunu soluyarak okumaktan yana olsam da elbette ki sevdiğim, takip ettiğim yazarlarda var. Nurcan Balkanlı, Aslı Özden, Esra Tok, Çiğdem Öz, Elif Yılmaz, Merve Duman favorilerimdir.

7- Şimdi okur Aslı’dan yazan Aslı’ya geçelim… İlk ne zaman yazmaya başladın?  
İlk olarak 2014 de “Beni Sevdiğin Kadar”  isimli hikâyemi yazmaya başladım.

8- Peki ilk kelimelerini bilgisayarda mı yazdın yoksa kâğıt kalemle mi?
Tabii ki kâğıt ve kalemle…

9- Ve ilk yazdığın cümleleri bizimle paylaşır mısın?
Ve karanlık ilk defa kalbimize o gün dokundu… Kendi içimizde kaybolduk.

10- Seni yazman konusunda destekleyen bir kişi var burada onu da analım mı? Söz sende…
Yazma konusunda beni ilk destekleyen bölge koordinatörümün rahmetli eşi Ali Serhat Aktaşbak ağabeyimdi. (Nurlar içinde yatsın.) İlk kâğıtlara yazdığım notları ona okuturdum. Bana bir gün yazdığım hikâyelerin kitap olacağını ve imza günümde benden imzalı kitabımı almak için geleceğini, hayallerimden vazgeçmeme mi söylerdi. Söylediği gibi oldu. Hikâyem kitap oldu, ancak imza için gelmek ona nasip olmadı.

11- Wattpad’de harika kitapların var birçoğunu okudum… İçlerinden senin için en özeli hangisi, neden? (5 Çocuklu anneye en sevdiğin çocuğun hangisi diye sordum, cevabı bekliyorum)
Kitaplarım için yaptığın yoruma çok teşekkür ederim ÇİLEK KIZ. Evet, hepsinin yeri benim için çok ayrı. Ama Gözyaşı Çetesi benim için en özel olanı. Çünkü hikâyedeki her karakteri bir arkadaşımdan esinlenerek yazdım. Ve şu ana kadar yazarken en çok eğlendiğim, kendimi özgür hissettiğim hikâyeydi.

12-Beni Sevdiğin Kadar’ı kitap olarak eline aldığında ne hissettin?
Önce inanamadım. Kitap… İnsanın yarattığı karakterlerin ete kemiğe bürünmesi, bir anlamda onların ölümsüzleşmesi demek... Wattpad de hikâyemi paylaşmaya başladığımda sadece hayalim vardı, umudum yoktu.  O nedenle kitabı ilk elime aldığımda kapağını açmadan rahat bir 5 dakika sadece kapağına baktım.

13- Yazdığın kurguya ilk gelen yorumu hatırlıyor musun?
“Esra’ya ne oldu?”

14-Hikâyenin en başında Oğuz’un gördüğü kâbusu yazarken nasıl bir duygu içindeydin?
Oğuz’un gördüğü rüyayı ben kurgulamadım aslında, sadece kendi gördüğüm kâbusu yazdım.

15- Firuze ve Oğuz kitabı okurken ben Firuze’yi Filiz Akın, Oğuz’u Ediz Hun olarak hayal ettim okudum. Bana göre Türk sineması tadındaydı sen yazarken ne hissettin. ( Dede – Hulisi Kentmen veya Nubar Terziyan, Ebru Yengede – Aliye Rona ya da Suzan Avcı)
Karakter analizine bayıldım. Yeşilçam’ın o dönemlerinde hikâyem filmi yapılmış olsaydı kesinlikle Firuzeyi Filiz Akın’ın, Oğuz’u Ediz Hun’un oynamasını çok isterdim. Ebru yenge için Suzan Avcı, Mustafa dedeyi canlandıracak en uygun kişi ise rahmetli Hulusi Kentmen’di.
Beni Sevdiğin Kadar ilk deneme kitabımdı. Masum, her yaş grubunun okuyabileceği, seninde söylediğin gibi Türk filmi tadında bir hikâyeydi. Zaten okuyucuların çoğundan Yeşilçam filmlerine benzediğine dair yorum aldım.

16-Yazarken uyguladığın bir ritüel var mı?
Her hangi bir ritüel uygulamıyorum.

17- Hikâyenin Diğer Yarısı ilk okuduğum kurgun onu kitap kokusu ile okuyabilecek miyiz? Ve onu yazarken neler hissettin?
Hikâyenin Diğer Yarısı benim ikinci kurgumdu. Kitap olmasını elbette ki çok isterim ama onun daha zamanı var. Çünkü düzenlenmesi gereken çok fazla kısım var.


18- Okurlarına müjdeyi verelim ‘DELİ MAVİ’ şu an editörde ve yakında raflarda heyecanlı mısın?
Hem de çoooook. Hani söyleşinin başlarında her hikâyenin aslında bir annenin çocuklarından biri gibi olduğunu söylemiştin ya çok doğru. Ve şimdi o çocuklardan birisi büyüdü ve telli duvaklı gelin oluyor diyelim. Gereksiz bir benzetme gibi olmamıştır inşallah.

Bence çok güzel bir benzetme… Kızın büyüdü ve yuvadan uçuyor…

19-Sen romantik yazarsın, tarzın dışında ne yazmak istersin?
Fantastik yazmayı çok istiyorum. Cesaret edebilirsem kafamda var bir şeyler ama zaman ne gösterir şimdilik bilemiyorum.

20-Burası atış serbest gönlünden ne geçiyorsa yaz bakalım…
Öncelikle bu söyleşiyi okuyan wattpad yazarı varsa küçük bir tavsiyem olacak. Lütfen yayınevlerinden gelen teklifleri değerlendirmeden önce iyi düşünsünler. Bu konuda yaşadığım bir sıkıntıyı paylaşmak isterim. İlk sözleşme imzaladığım yayınevi Mortena Yayınlarıydı. Hikâyenin Diğer yarısı isimli kitabım için koskoca bir yıl oyaladılar beni. Ha bu gün ha yarın derken neredeyse yazmaktan soğuttular diyebilirim. Boşu boşuna geçen sadece 1 yıl değil üzüldüğüm, bu süreçte reddettiğim çok iyi teklifler vardı.

21- Blog takipçilerime ve okuyucularına son sözün nedir… (Bu arada bu söyleşi yayınlandığında sevgili yazarım 2. Bebeğini kucağına almış olacak… Hoş gel minnak prenses Asya sevdiklerinle, uzun, sağlıklı, mutlu, başarılı ve aşk dolu bir ömrün olsun)
 
Güzel dileklerin için çok teşekkür ederim. Âmin inşallah.
Blog takipçilerine son sözüm; Nasıl mutlu oluyorlarsa öyle yaşasınlar. Çünkü hayat bazı şeyleri erteleyemeyecek kadar kısa.
Sevgili Aslı,
Okuyucun bol, yolun açık olsun…
Sevgiler,
Çilek Kız Yasemin,


Seninle Tek Kelime Oyununa Hazır mısın?
(Yazdığım Kelimenin Karşısına Senin için İfade Ettiği Anlamı Tek Kelime ile Yazar mısın?)
Dede – Hulusi Kentmen
Kaza – Kader
Aşk – Heyecan
Tuğrul -  Jasmin
Çilek –  Yasemin
Ebru Yenge - sinsi
Handan – Güven
Yavuz Selim – Dengesiz
Yalan – Şüphe
Çikolata – Kalori
Gözyaşı Çetesi – Kahkaha
Tamahkâr – Tutku
Alex – Vivienne
Deli Mavi – Ters köşe
Kitap –Huzur
Masal – Ukde
Jasmin – Yasemin
Günseli –  Nurcan
Selen –  Huriye
ŞAG – Dostluk






           








6 Ocak 2018 Cumartesi

Seksi Numaranın yazarı Melis'i tanıyalım mı?

Merhaba;
Sevgili Melis, söyleşi talebimi kabul ettiğin için çok teşekkür ederim.


1- Nasıl Melis oldun? Melis olarak özgürce yazmaya nasıl karar verdin? Okuyucuya anlatır mısın?
Herkese merhaba öncelikle. Nasıl Melis oldum? Bir iddia üzerine desem…
Sohbet sırasında bir arkadaşım bana seks hatlarını pazarlayamayacağımı söyledi. İddiaya girdik. Wattpad’de dört bölümlük bir hikâye yazacaktım. Bütün olay, bir seks hattının reklamını yapmaktı.
İlk iş, Melis Ben adıyla bir profil açtım. Sonra Wattpad’deki +18 hikâyeleri okudum. Örnek olsun da, nasıl yazılıyor öğreneyim istedim. İstemez olaydım. Orada seks yazanlar ya seksi bilmiyorlar ya insan olmayı. Ben de hepsini kapatıp kendi içgüdülerimi devreye soktum ve yazdım.
Seksi Numara adını verdiğim hikâyeyi yazışımı hatırladıkça hala gülerim. İç sesimle sohbetime örnek vereyim…
“Yazılır mı lan böyle?”
-Yaşanabiliosa yazılır kızım, yaz gitsin.
“Ya ayıp olacak ama?”
-Yerim lan ayıbı. Yaşarken iyi de yazarken mi kötü?
“E bağırmasak diyorum!”
-Hadi hadi hadi, bitir şu bölümü çok heyecanlı! Daha iddiayı kazanıcaz!
İlk bölümü saymayalım, o bölüm ne okuyacağımızı tanıtma amaçlıydı. Sonraki bölümde Melis Erhan ile telefonda seks yaptı ve ben iddiayı o tek bölümle kazandım.

2- Nasıl oldu da iki bölümden sonrası geldi?
Konu kapanmıştı. Hayat devam ediyordu. Melis Ben hesabına bir daha hiç girmedim. Arada önerilerde gözüme ilişiyordu. Okunması 5k. 10k. Yok deve. İki bölüm yahu. Bölüm başı 5.000 okunma demek o. Hadi, bir okuyan 2. bölümü her gece bir kere ziyaret ediyor olsun… Çok ya… Yine de çok. Seks dedim… Satıyo abi, napçan. Sen de burada uğraş dur iki hikâye için bıt bıt bıt.
Derken beş ay sonra bir maile ilişti gözüm. Melis’e yapılan bir yorum. Ön sevişmeyi gereksiz bulmuş zatın teki. Doğrudan konuya girmek daha iyi değil miymiş?
Ba ba ba ba… Çükünü iki saniye havada tutmayı başarmış da görüş beyan ediyor paşa.
O gün neye sinirliysem bir tepem attı. Açtım Wattpad’i. Sileceğim hikâyeyi. Yuh! 25k okunma ne lan! Çükünüz eskiyecek!
Of, yorumlara gel! Mesajlara gel! Bunlar ne? Bir tane cinsel içerikli mesaj ya da yorum olsa hikâyeyi de profili de silerdim. Öyle değildi. Yazım tarzını sevmişti onlarca insan. Üç beş kişinin her gece uğrak yeri değildi Melis. Bir sürü okuyucusu vardı. Hepsi de teşekkür ediyordu. Wattpad’in +18’lerinden sonra normalin ne olduğunu hatırlamış ya da fark etmişlerdi.
Sonuçta hepsi tek bir cümlede birleşiyordu… Yaz… Bir bölüm daha yaz.
Rahibe olsam baştan çıkarırdı bu kadar ilgi. Ama ben rahibe değildim elbette. O yüzden baştan falan çıkmadım. Zaten de çok sinirliydim. O hıyara bir mesaj yazıp gidecektim.
E buyur, kapatmış profili! Ne olacak şimdi bu sinir? Hayır, ben kime hönküreceğim yani? Ülser olurum bunu içimden atmazsam!
O zaman, ben de bölüm yazıp orada hönkürürüm. O hıyar nasıl olsa düşer bu bölüme.
Yazdım valla. ‘Hıyar’ adında o öle olmaz böle olur içerikli bir bölüm yazıp giydirdim.
Ben rahat, okuyucular çıldırmış! Sen hep sinirlen, diyeni mi ararsın… Melis, benim şeyim şey olduydu da acaba… şey olmuş mudur… kimseye soramadım… diyen küçücük okurları mı… Tabi rahibe olmadığım gibi, uzman ya da öğretmen de değilim. Sorulara cevap veremem. Ama bilgiye nasıl erişilebileceğini iyi bilirim. Bunu da soruları olanlara gösterebilirim.
Peki, niye kitap yazılır? Birikimlerini ve bilgini paylaşmak için. İnsanlara farklı bir bakış açısını gösterebilmek için…
O zaman Melis niye seksi yazmasın? Kalitesiz olanın seks değil onun yazılış biçimi olduğunu; konuşmaktan çekindiğimiz şeylerin bayağılaşmadan da dile getirilebileceğini gösterebilecekken… Seksin doğal bir güdüden başka bir şey olmadığını; hakkında konuşabilsek aslında çok da eğlenceli olduğunu anlatabilecekken…
Bu şekilde Melis yazmaya devam etti. Ama artık seks olmadı yazdığı. Bakış açısı oldu. Kadının gözünden seks… erkek… hayat.
3-Bu bakış açısı diğer +18 hikâyelerden nasıl farklı?
Wattpad’de okuduğum +18’lerin ana çerçevesini çizeyim size…
Türkiye gibi bekârete gereğinden fazla önem verilen bir ülkede bütün kızların en büyük hayali, tanımadıkları bir erkek tarafından bir duvar kenarında tecavüze uğramaktır.
Bütün kadınların canı acır. Oğlan kibar olmayı beceremiyor değildir de, sekste acı anında zevke dönüşüyordur. Kız bakireyse bu zevk daha da artar. Yazar bu şekilde, söz konusu çükün can yakacak kadar büyük ve uzun olduğu subliminal mesajını pompalamaktadır. Oysa genellikle fıstık ile orta boy salatalık arasında olduğu aşikârdır. Kibarlığımızdan ses etmeyiz.
Kadınların hepsi mazoşisttir. Vurdukça zevke gelir, dövdükçe âşık olur. Seks demek kadını dövmek, ilişkiye zorlamak, bunun onun hoşuna gideceğinden de yüzde yüz emin olmak demektir. Herhalde küçükken çok dövmüşler yazarı. Ama anne baba da haklı bir yerde. Böyle çocuğum olsa ben de günde beş posta döverdim.
Sadece sapıklık içeren hayran-kurgu diye bir bölüm var Wattpad’de. Eşek kadar herif yurttan henüz yeni adet görmüş kız seçip evine getiriyor, hikâye boyu beceriyor. En heyecanlı seks ise aile bireyleri ya da hocalarla öğrenciler arasında yaşanıyor. Kardeş üveyse, potansiyel seks objesi. Abla evliyse, kocaya yürümek marifet. Okula yeni gelen her hoca için kızlara dalmak serbest. Ah unutmuşum, asıl babaya dalmak serbest, iyi mi?
Bir de yazarın kendisine biçtiği kaliteye göre belli bir kurguya oturtulmuş hikâyeler var. Bunlar kumalık ve zoraki evlilik şeklinde kurgulanıyor. Çok kaliteli olduğunu düşünen kimi yazarlarımızın hikâyelerinde zoraki evlilik, tecavüzün yasal kılıfa uydurulmasıyken; kuma hikâyeleri, metresliği yasal kılıfa sokuşturmak için çaba harcıyor. Ortada ne mertlik, ne adamlık, ne kadınlık, ne şeref, ne de onur var. Alayı tecavüz üstü aşk hikâyesi ve çoğu, kadınlar tarafından yazılıyor.
Sanırsın, normal insan yok ülkede. Yaşıtına âşık olan, kötü olmayan, bir ilişkide cinsellikten fazlasını arayan kimse yok. Herkes ruh hastası. Tecavüze uğramamış kişiler, tecavüzü yazmaktan ve okumaktan hoşlanıyor; kadının tecavüzcüsüne âşık olabileceğini varsayıp bundan kurgular çıkarıyor.
Melis bana göre bu kurgular arasındaki en normal insan. Melis’in bedeni değil ama ruhu bakire. Onun için erkeğin de kadının da onuru olmalı. Melis ona vurana âşık olmaz, o da ona vurur. Canını yakanın canını yakar. Onu seveni sever, ailesini korur.
Aşk, sevgi, hoşlanma, seks Melis’in hayatının içinde olan kavramlardır. Günlük hayattaki herhangi bir eylem olarak bakar sekse. Nefes alır, yemek yer, uyur, temizlenir, eğlenir, sevişir, ürer, yaşlanır, ölür… Bu yüzden, yaşadıklarını anlatırken de hepsinden aynı doğallıkta bahseder.
Melis’i okudukça görürsünüz… O bizden biridir. Sendir, bendir. Hayatın içinden bir karakterdir. Erhan da öyle… Ne çok zengindir, ne çok yakışıklı. Ve ikisi için de seksten önce duygular önemlidir.
İşte tüm bunlar Seksi Numara’yı diğer +18’lerden ayırır.



4- Melis nasıl biri peki? Hıyar bölümünden sonra ne oldu?
Melis doğanın kendisine hediyesi olan kadınlığı ile çevre koşullarını birbirine uydurmaya çalışan bir kadın. Türkiye’de yaşadığı için üzerindeki baskı çok fazla. Ama o yasakların, kuralların kaynağına inip başkalarının keyfinden kaynaklananları elinin tersiyle bir kenara itiyor; doğanın kurallarını sahipleniyor.
Kendisine sahip çıkmak onun yaşam biçimi. Ne iş çevresine ne aşkına ezilmiyor. Doğrularını sahipleniyor, yanlışlarla da sonuna kadar mücadele ediyor.
Melis ve Erhan birbirlerine âşık oluyorlar. Ama Erhan’ın hayata bakışı Melis’in özgür ruhunu anlayabilecek kapasiteye sahip değil. Onu doğrudan yargılamaya başlıyor. Birlikte olabilmeleri için biraz eğitilmesi, törpülenmesi gerekiyor. Melis de kitap boyunca bunu yapıyor.
Hayat, tek bir kazananın olmadığı bir oyun. Bu yüzden Melis için asla sonunda kazandı diyemeyeceğiz. Bunu Erhan için de diyemeyeceğiz. Biz aradaki oyunu seyredeceğiz. Yani… hayatı.


5- Kitabın sonu? CEO asistanlığı devam mı yoksa Erhan ile evlenip evini kadını mı oldu?
Bir kadının varoluş biçimi bir erkekle ilişkilendirilmemeli. Yoksa erkek gittiğinde kadın yok olur.
Melis “Seksi Numara” kitabının sonunda Erhan ile evlenir ya da evlenmez, bunu bilemeyiz ama evlenirse bence Erhan gibi işini yapmaya devam eder. Kendi parasını kazanır, kendi ilişkilerini sürdürür. Evlilikte tek fark bunları eşiyle paylaşması olur.


6- Kitabını okurken aldım elime fosforlu kalem işaretleyerek okudum. Benim gibi okuyucuların var mı?
Seksi Numara’yı satın alıp, üzerine yazdığı notlarla bana geri gönderen okurum bile var… O kitap benim başköşemde duruyor, kendisine yenisini imzalı gönderdim.


7- Bana göre Seksi Numara ergen gençliğe bir dönem zorunlu ders olarak okutulmalı. Sen ne düşünüyorsun bu konuda?
Çocuklarımıza ailede, anaokulunda “Kadın ve erkek eşittir. Sen kadın ya da erkek değil, insansın. En önemli şey insan onurudur. Sadece herkesin diğerine saygılı olduğu bir dünya yaşanmaya değer. Onurunu, yaşamını, dünyanı koru.” bilincini verebilsek bence her şeyin üzerinde bir eğitimi sağlamış oluruz.


8- Melis’i sevmeyen oldu mu?
Olmaz mı? İki tür insan Melis’i hiç sevemedi. Bunların ilki kadın ya da erkek, sekse dair umutları kalmayanlar… Onlar seksi ne konuşmayı sevdi, ne okumayı, ne yorumlamayı. Bu yüzden de kitabın içindeki seksi dışlama telaşıyla altındaki mesajı alamadı.
İkinci grup ise özgürlüğe gönlü olmayanlar. Melis’in söyledikleri onların hiç işine gelmedi. Çünkü özgürlük pahalıdır. Çaba gerektirir. Kolayına kaçarak elde edilemez de elde tutulamaz da… Onlar, gönüllü kölelerdir. Melis onların en büyük korkusudur.


9- Okuyun, öğrenin denildiğinde akla gelen kitaplar elli ton serisi ve benzerleri. Senin önereceğin Seksi Numara dışında kitaplar var mı?
E. L. James’in “Grinin Elli Tonu” üçlemesi, Türk insanını BDSM kavramıyla tanıştırdığı ve bir gizemi araladığı için çok önemliydi. Onu taklit ederek yazılan diğerlerini okumak zaman kaybı oldu.
Farklı olarak sadece Olivia Cunning’in ‘Günahkârlar Turnede’ serisinin son kitabı olan “Çifte Vuruş”u önerebilirim. İlk dört kitap yine anlamsız bir seks içeriğine sahipken, son kitapta biseksüel bir erkeğin bakış açısını görme şansım oldu.


10- Seksi yazmak ve okumak arasındaki fark nedir senin için?
Ben hiç de iyi bir seks okuru değilim. Çok sıkılıyorum. Eylemlerin tarifini okumak öyle gereksiz geliyor ki bana. Ne okumayı ne seyretmeyi sevmiyorum. Seks mahrem iken güzeldir. Bana özel iken… Bu yüzden ben Seksi Numara’da seksi yazmadım. Sekse ait duyguları yazdım. Her şey sadece duygularla anlamlıdır. Duygu yoksa çerdir, çöptür.


11-Blog takipçilerime ve okuyucularına son sözün nedir…
Seksi Numara’yı Gri dâhil bütün bu kitapların dışında tutmak istiyorum. İçerik olarak farklı kulvarda kitaplar bunlar.
Diğerlerinin konusu seks iken, Seksi Numara’nın konusu kadın. Kadınların sekse ilişkin beklentileri, düşünceleri, umutları ve normalleri.
Melis, oram ellendi zevk aldım, sonra beni bağladı heyecanlandım, oram kalktı buram kalktı’yı konu etmiyor. ‘Doğal bir ihtiyacım olan seksi telefonda yapmış olmak beni bir erkeği yaptığından daha fazla orospu yapmaz.’ diyor. Kitap boyunca da bu ve buna ilişkin kimsenin konuşmadığı kavramları masaya yatırıyor, tartışıyor…
O yüzden…
Herkes istediği kitabı okuyabilir ama bence Seksi Numara’yı mutlaka okumalıdır. Sustuklarımızın hepsi o sayfalarda haykırılmıştır. Birilerinin haykırmaya başlamasının zamanıdır.
Ben yazarak haykırdım, siz okuyarak haykırın. Eğer Melis’in söylediklerine hak verirseniz, içinizden “Aferin lan,” demekle yetinmeyin, kabuğunuza çekilmeyin, konuşun. Arkadaşınıza önerin. Bloglarınızda yazın. Çünkü böyle şeyler sadece bir kez yapılır. Kimseye faydası olmazsa, üstü örtülür gider.


Sevgili Melis,
Okuyucun bol, yolun açık olsun…
Sevgiler,
Çilek Kız Yasemin

Kelime oyununa var mısın?

Melis         -          Ben
Sex            -          Mahrem
Erhan         -          Aşk
Aşk            -          Hayat
Eşcinsel     -          Normal
Çilek          -          Artık “Yasemin”
Asistan       -          Wattpad seks objesi
Antropoz     -          Kaçın
Eğitim         -          Şart
Özgür          -          Herkesin hayali değil
Taciz           -          Cezaevine Zenne yapılan

Tecavüzcü   -          O çük kesilecek!